ÇALIŞMA ALANLARI

İdare Hukuku

Ana Sayfa / Çalışma Alanları / İdare Hukuku
İdare Hukuku ve İdari Yargı

İdarenin işlem, eylem ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkları akademik birikim, güncel içtihat ve uygulama deneyimiyle ele alıyoruz.

İdare hukuku; idarenin kamu gücüne dayanarak tesis ettiği işlemlerin, yürüttüğü faaliyetlerin ve taraf olduğu idari sözleşmelerin hukuki rejimini düzenler. Bu alandaki uyuşmazlıklar, özel başvuru ve dava süreleri ile kendine özgü yargılama kuralları nedeniyle erken ve dikkatli bir hukuki değerlendirme gerektirir.

Uçar & Zanbak Hukuk ve Danışmanlık olarak çalışmalarımız; idari yargı, kamu görevlileri ve kamu görevlileri sendikaları, yükseköğretim, kamu ihaleleri ve idari sözleşmeler, imar ve şehircilik, kamulaştırma ve kamu taşınmazları, idari yaptırımlar ve regülasyon ile idarenin sorumluluğundan doğan uyuşmazlıkları kapsamaktadır. Bu kapsamda kamu hizmetleri ve kolluk faaliyetlerinden kaynaklanan hukuki meseleleri de ilgili idari işlem, yaptırım veya sorumluluk rejimi çerçevesinde ele alıyoruz.

Gerçek kişiler, şirketler, sendikalar ve diğer tüzel kişiler için dava öncesi hukuki değerlendirme, idari başvuru ve hukuki mütalaa hizmetleri sunuyor; iptal ve tam yargı davaları ile istinaf ve temyiz süreçlerini yürütüyoruz. Her uyuşmazlıkta idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarını, idari eylemleri ya da idari sözleşmeleri; uygulanacak özel mevzuat, güncel içtihat ve somut olayın özellikleriyle birlikte inceliyoruz.

Hizmet Kapsamımız

İdari Yargı

İdari işlemlere karşı iptal davaları, yürütmenin durdurulması talepleri, idari işlem ve eylemlerden doğan tam yargı davaları ve dava öncesi idari başvuruları yürütüyoruz. Görev ve yetki, dava açma süresi, husumet ve delillendirme meseleleri ile istinaf ve temyiz süreçlerini uyuşmazlığın özelliklerine göre planlıyoruz.

Kamu Görevlileri Hukuku

Devlet memurları ve diğer kamu görevlilerinin atama, nakil, görevde yükselme, unvan değişikliği, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, özlük ve parasal haklar, görevden uzaklaştırma ve göreve son verme işlemlerinden doğan uyuşmazlıkları yürütüyoruz. Disiplin soruşturmaları ve disiplin cezaları ile kamu görevlileri sendikalarının ve üyelerinin sendikal faaliyetlerinden doğan hukuki meseleleri de bu kapsamda ele alıyoruz.

Yükseköğretim Hukuku

Üniversitelerarası Kurul, Yükseköğretim Kurulu ve üniversiteler tarafından tesis edilen işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda hukuki destek sunuyoruz. Doçentlik başvuruları ve eser inceleme süreçleri, bilimsel araştırma ve yayın etiğine ilişkin kararlar, akademik kadro ilanları, atama ve yükseltmeler ile akademik ve idari personel hakkında yürütülen disiplin soruşturmaları ve verilen disiplin cezalarını bu kapsamda ele alıyoruz. Öğrenciler hakkında tesis edilen disiplin, eğitim, sınav ve kayıt işlemlerinden doğan uyuşmazlıkları da yürütüyoruz.

Kamu İhale Hukuku ve İdari Sözleşmeler

İhale dokümanı ve şartnamelerin incelenmesi, yeterlik ve değerlendirme işlemleri, ihale dışı bırakma kararları gibi her türlü ihale işleminden doğan uyuşmazlıklarda, idareye şikâyet ve Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet başvuruları ile ihalelerden yasaklama işlemlerinde hukuki destek sunuyoruz. İdari sözleşmelerin kurulması, uygulanması, değiştirilmesi ve sona ermesinden doğan uyuşmazlıkları da ilgili sözleşme ve mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendiriyoruz.

İmar ve Şehircilik Hukuku

Çevre düzeni planları ile nazım ve uygulama imar planları, parselasyon işlemleri, arazi ve arsa düzenlemeleri, imar durumu, yapı ruhsatı, yapı kullanma izni, yapı tatil tutanağı ve yıkım kararlarından doğan uyuşmazlıkları yürütüyoruz. Çevresel etki değerlendirmesi süreçleri ve imar mevzuatı kapsamında uygulanan idari yaptırımları da bu alan içinde ele alıyoruz.

Kamulaştırma ve Kamu Taşınmazları Hukuku

Kamulaştırma işleminin iptali, bedel tespiti ve tescil, acele kamulaştırma, irtifak hakkı kurulması ile hukuki ve fiilî kamulaştırmasız el atma uyuşmazlıklarını yürütüyoruz. Hazine ve diğer kamu taşınmazlarının tahsisi, kiralanması, ecrimisil işlemleri ve 2886 sayılı Kanun kapsamında idari yoldan tahliyesinden doğan hukuki meseleleri de bu kapsamda değerlendiriyoruz.

İdari Yaptırımlar Hukuku

Düzenleyici ve denetleyici kurumlar, bakanlıklar, belediyeler ve diğer idareler tarafından uygulanan idari para cezaları, ruhsat ve lisans iptalleri, faaliyet durdurma, kapatma, mühürleme ve faaliyetten men işlemlerine karşı hukuki süreçleri yürütüyoruz. Sektörel regülasyon kapsamında tesis edilen denetim ve yaptırım işlemlerini, kanunilik, ölçülülük, savunma hakkı ve usul güvenceleri yönünden inceliyoruz.

İdarenin Sorumluluğu ve Tazminat Davaları

Kamu hizmetlerinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi ile idari tedbirler, bayındırlık faaliyetleri ve kolluk uygulamaları nedeniyle doğan maddi ve manevi zararların tazminine ilişkin uyuşmazlıkları yürütüyoruz. Hizmet kusuru, kusursuz sorumluluk ve illiyet bağı çerçevesinde idari başvuru ile tam yargı davası süreçlerini değerlendiriyoruz.

Sık Sorulan Sorular

İdari işleme karşı dava açma süresi ne kadardır?
Özel kanunlarda farklı bir süre öngörülmedikçe, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açma süresi Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Süre kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden başlar. İhale, çevre, kamulaştırma ve ivedi yargılama kapsamındaki diğer bazı uyuşmazlıklarda daha kısa veya özel süreler bulunabilir. İşlemin türü, tebliğ tarihi ve varsa idari başvurunun süreye etkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Dava açmadan önce idareye başvurmak zorunlu mudur?
İptal davalarında kural olarak doğrudan dava açılabilir; ancak işlemin kaldırılması veya değiştirilmesi için üst makama yapılan başvuru dava açma süresini kural olarak durdurur ve kimi zaman uyuşmazlığın yargıya taşınmadan çözülmesini sağlayabilir. İdari eylemlerden kaynaklanan tam yargı davalarında ise dava açmadan önce idareye başvurarak hakkın yerine getirilmesinin istenmesi bir dava şartıdır. Hangi yolun tercih edileceği işlemin niteliğine ve süre durumuna göre değişir.
Yürütmenin durdurulması kararı ne anlama gelir?
İdari yargıda dava açılması, dava konusu işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Mahkeme, işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması şartlarının birlikte gerçekleştiği kanaatine varırsa yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Talepte, işlemin hukuka aykırılığı ile doğuracağı zararın somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması önem taşır. Bu karar geçici bir iptal kararı gibi sonuç doğurduğundan yeterli hukuki koruma alabilmek için son derece önemlidir.
Disiplin cezasına karşı hangi yollara başvurulabilir?
657 sayılı Kanun kapsamındaki kamu görevlileri bakımından uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna; kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. Bütün disiplin cezalarına karşı kural olarak idari yargı yolu açıktır. Akademik personel ve özel personel kanunlarına tabi mesleklerde uygulanacak merci, usul ve süreler farklılaşabileceğinden personelin hukuki statüsü ayrıca incelenmelidir. Cezanın hukuka uygunluğu, soruşturma usulüne uyulup uyulmadığı, savunma hakkının kullandırılması ve zaman aşımı gibi yönlerden denetlenir. İtiraz ve dava sürelerinin kısa olması nedeniyle tebliğ tarihinin doğru belirlenmesi büyük önem taşır.
İptal ve tam yargı davası arasındaki fark nedir?
İptal davası, menfaati ihlal edilen kişinin hukuka aykırı idari işlemin hukuk düzeninden kaldırılmasını istemesine yöneliktir. Tam yargı davasında ise idari işlem veya eylem nedeniyle kişisel hakkı doğrudan ihlal edilen kişi, uğradığı maddi veya manevi zararın giderilmesini talep eder. Kanuni şartların bulunması hâlinde iptal ve tam yargı talepleri birlikte ileri sürülebilir veya iptal kararından sonra ayrıca tam yargı davası açılabilir.
İdari işlem hangi sebeplerle iptal edilebilir?
İdari işlemler yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime tabidir. İşlemin yetkisiz makam tarafından kurulması, zorunlu usule uyulmaması, dayandığı maddi veya hukuki sebebin bulunmaması, hukuka aykırı bir sonuç doğurması ya da kamu yararı dışında bir amaçla tesis edilmesi iptal nedeni oluşturabilir. Mahkeme idarenin yerine geçerek yerindelik denetimi yapmaz; işlemin hukuka uygunluğunu inceler.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki değerlendirme için bizimle iletişime geçiniz.

İdare Hukuku alanında desteğe mi ihtiyacınız var?

Sorularınızı sormak veya hukuki süreçlerinizi başlatmak için bize yazın.