ÇALIŞMA ALANLARI

İdari Yargı

Ana Sayfa / Çalışma Alanları / İdari Yargı
İdare Hukuku ve İdari Yargı

İdari uyuşmazlıkları dava öncesi başvurudan kesin karara ve kararın uygulanmasına kadar bütün yönleriyle ele alıyoruz.

İdari yargı, idarenin kamu gücüne dayanarak tesis ettiği işlemlerin hukuka uygunluğunun denetlendiği ve idari eylem ve sözleşmelerden doğan davaların çözümlendiği kendine özgü bir yargı düzenidir. Yazılı yargılama usulünün uygulanması, mahkemelerin resen araştırma yetkisi, özel görev ve yetki kuralları ile çoğu zaman kısa ve kesin sürelerin bulunması, uyuşmazlığın daha dava açılmadan dikkatle değerlendirilmesini gerektirir.

Uçar & Zanbak Hukuk ve Danışmanlık olarak idare mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay nezdinde görülen iptal ve tam yargı davalarını yürütüyor; yürütmenin durdurulması talepleri, dava öncesi idari başvurular, ivedi yargılama usulleri ve kanun yolları konusunda hukuki destek sunuyoruz. Gerçek kişiler, şirketler, sendikalar ve diğer tüzel kişiler adına dava dilekçeleri, savunmaya cevaplar, istinaf ve temyiz başvuruları ile hukuki mütalaalar hazırlıyoruz.

Her uyuşmazlıkta öncelikle dava konusu işlemin, eylemin veya sözleşmenin hukuki niteliğini, görevli ve yetkili mahkemeyi, tebliğ veya öğrenme tarihini ve uygulanacak dava süresini belirliyoruz. Ardından idari işlemi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden; idari eylemi ise idarenin sorumluluk esasları çerçevesinde inceliyoruz. Yürütmenin durdurulması koşullarının somutlaştırılmasından delillerin hazırlanmasına, kanun yolu incelemesinden mahkeme kararının uygulanmasına kadar yargılama sürecinin bütün aşamalarını birlikte planlıyoruz.

Hizmet Kapsamımız

Dava Öncesi İdari Başvurular ve Süre Yönetimi

İdari işlemin tebliğ veya öğrenilme tarihini, uygulanacak genel ya da özel dava süresini ve dava öncesinde idareye başvuru gerekip gerekmediğini inceliyoruz. İşlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi talepleri ile idari eylemlerden doğan zararların giderilmesine yönelik ön başvuruları, dava hakkını ve süreleri koruyacak şekilde hazırlıyoruz.

İptal Davaları

İdari işlemleri yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden inceliyor; menfaat ihlali şartını değerlendiriyor, hukuka aykırı işlemlerin iptali amacıyla dava süreçlerini yürütüyoruz. Dava konusu işlemin niteliğine göre görev, yetki, husumet, süre ve ehliyet koşullarını belirliyor; ilgili mevzuat ve güncel içtihat doğrultusunda dava stratejisini oluşturuyoruz.

Yürütmenin Durdurulması ve Geçici Hukuki Koruma

Dava konusu idari işlemin uygulanması hâlinde doğabilecek telafisi güç veya imkânsız zararları ve işlemin açık hukuka aykırılığını somut bilgi ve belgelerle ortaya koyan yürütmenin durdurulması talepleri hazırlıyoruz. Bu talepler hakkında verilen kararlara karşı başvuru yollarını ve kararın uygulanması sürecini de takip ediyoruz.

Tam Yargı Davaları

İdari işlem veya eylemler nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla açılacak tam yargı davalarını yürütüyoruz. Dava öncesi başvuru zorunluluğu, zararın ve illiyet bağının ortaya konulması, talep miktarının belirlenmesi ve iptal davasıyla tam yargı davası arasındaki ilişkinin kurulması, idarenin kusursuz sorumluluğunu ortaya çıkaran ilkelerin var olup olmadığı konularını somut olayın özelliklerine göre değerlendiriyoruz.

İvedi Yargılama Usulleri ve Özel Dava Süreleri

Kanunda sayılan uyuşmazlıklarda uygulanan ivedi yargılama usulü ile merkezî ve ortak sınavlara ilişkin özel yargılama usullerini takip ediyoruz. Kısaltılmış dava ve savunma süreleri, dosyanın tekemmülü, yürütmenin durdurulması ve doğrudan temyiz gibi özel kuralları dikkate alarak süreci başından itibaren planlıyoruz.

İstinaf, Temyiz ve Diğer Başvuru Yolları

İlk derece mahkemesi kararlarına karşı bölge idare mahkemelerine yapılan istinaf başvuruları ile temyize açık kararlar bakımından Danıştay nezdindeki temyiz süreçlerini yürütüyoruz. Kararın verildiği tarih, uyuşmazlığın türü, konusu ve kanunda öngörülen parasal sınırlar dikkate alınarak başvurulabilecek kanun yolunu ve süresini belirliyoruz.

İdari Yargı Kararlarının Uygulanması

İptal, tam yargı ve yürütmenin durdurulması kararlarının idare tarafından gereği gibi ve süresi içinde uygulanmasını takip ediyoruz. Kararın hiç uygulanmaması, geç veya eksik uygulanması ya da iptal edilen işlemle aynı sonucu doğuran yeni bir işlem kurulması hâlinde yapılabilecek başvuruları ve doğabilecek tazminat sorumluluğunu ve cezai sorumluluğu değerlendiriyoruz.

Sık Sorulan Sorular

İdari dava açma süresi ne kadardır?
Özel kanunlarda farklı bir süre öngörülmedikçe dava açma süresi, Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış; vergi mahkemelerinde otuz gündür. Süre kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden başlar. İvedi yargılama, merkezî ve ortak sınavlar, kamu ihaleleri ve diğer bazı uyuşmazlıklarda daha kısa veya özel süreler uygulanabildiğinden her işlem ayrıca incelenmelidir.
Dava açmadan önce idareye başvurmak zorunlu mudur?
İptal davalarında kural olarak doğrudan dava açılabilir. Bununla birlikte işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi amacıyla idareye başvurulması mümkün olabilir. İdari eylemlerden doğan tam yargı davalarında ve bazı özel düzenlemelerde ise dava açmadan önce idari başvuru zorunludur. Başvurunun dava süresine etkisi, işlemin ve başvurunun niteliğine göre belirlenmelidir.
İdari dava açılması işlemin uygulanmasını durdurur mu?
Hayır. İdari yargıda dava açılması, kural olarak dava konusu işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Mahkemenin yürütmenin durdurulmasına karar verebilmesi için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız bir zararın doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
İptal davası ile tam yargı davası arasındaki fark nedir?
İptal davası, hukuka aykırı bir idari işlemin hukuk düzeninden kaldırılmasına yöneliktir. Tam yargı davasında ise idari işlem veya eylem nedeniyle kişisel hakkı ihlal edilen kişi, uğradığı maddi veya manevi zararın giderilmesini talep eder. Kanuni şartların bulunması hâlinde bu talepler birlikte veya birbirini izleyen davalarla ileri sürülebilir.
İvedi yargılama usulü nedir?
İvedi yargılama usulü, kanunda açıkça sayılan bazı uyuşmazlıkların daha kısa sürelerle sonuçlandırılması amacıyla düzenlenmiş özel bir yargılama usulüdür. Bu davalarda dava açma ve savunma süreleri kısalmakta, yargılamanın bazı aşamaları farklılaşmakta ve istinaf yerine doğrudan temyiz yolu uygulanabilmektedir.
İdari yargı kararlarına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilir mi?
Kararın türüne, uyuşmazlığın konusuna, parasal değerine ve uygulanan özel yargılama usulüne göre istinaf veya temyiz yolu açık olabilir. Başvuru süresi kural olarak kararın tebliğinden itibaren otuz gündür. Bununla birlikte kesin kararlar ile ivedi yargılama usulüne tabi davalar bakımından farklı kurallar bulunduğundan kararın kanun yolu açıklaması ayrıca incelenmelidir.
İdare mahkeme kararını uygulamazsa ne yapılabilir?
İdare, kural olarak esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların gereğini gecikmeksizin ve her durumda en geç kararın kendisine tebliğinden itibaren otuz gün içinde yerine getirmek zorundadır. Kararın uygulanmaması veya eksik uygulanması hâlinde idareye yeniden başvurulması, tazminat talep edilmesi, ilgili kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunulması ve kararın niteliğine göre diğer hukuki yollara başvurulması mümkündür. Bazı personel ve güvenlik işlemleri hakkında verilen kararlar bakımından özel hükümler bulunabilir.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki değerlendirme için bizimle iletişime geçiniz.

İdari Yargı alanında desteğe mi ihtiyacınız var?

Sorularınızı sormak veya hukuki süreçlerinizi başlatmak için bize yazın.