ÇALIŞMA ALANLARI

İdarenin Sorumluluğu ve Tam Yargı Davaları

Ana Sayfa / Çalışma Alanları / İdarenin Sorumluluğu ve Tam Yargı Davaları
İdare Hukuku ve İdari Yargı

Kamu gücünün kullanılması sırasında ortaya çıkan zararları hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkeleri çerçevesinde değerlendiriyoruz.

İdarenin sorumluluğu, kamu gücünün kullanılması ve kamu hizmetlerinin yürütülmesi sırasında kişilerin uğradığı zararların idare tarafından giderilmesini ifade etmektedir. Anayasa gereğince idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Bu sorumluluk, hukuk devleti ilkesinin ve idarenin faaliyetlerinden kaynaklanan zararların kişiler üzerinde bırakılmaması düşüncesinin bir sonucudur.

Tam yargı davaları, idari işlem veya eylem nedeniyle doğrudan ihlal edilen kişisel hakların giderilmesini amaçlar. Tazminat, bu davalarda en sık talep edilen giderim olmakla birlikte tam yargı yalnızca para ödenmesinden ibaret değildir. Temel amaç, hukuka aykırı idari faaliyet hiç gerçekleşmemiş olsaydı kişinin bulunacağı duruma mümkün olduğunca yaklaştırılması ve uğranılan zararın etkili biçimde giderilmesidir.

İdarenin sorumluluğu öncelikle hizmet kusuruna dayanabilir. Kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya gereği gibi yürütülmemesi; denetim ve gözetim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi ya da hukuka aykırı bir idari işlem tesis edilmesi hizmet kusuru oluşturabilir. Sağlık, eğitim, altyapı, ulaşım, belediye, kolluk ve afet yönetimi hizmetlerinde meydana gelen zararlar bu kapsamda değerlendirilebilir.

İdarenin sorumlu tutulabilmesi her zaman kusurlu olduğunun kanıtlanmasına bağlı değildir. Tehlikeli faaliyetlerden veya kullanılan araçlardan doğan zararlar risk ilkesi; hukuka uygun bir kamu faaliyeti nedeniyle belirli kişi ya da gruplara olağan dışı ve özel bir külfet yüklenmesi ise kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi kapsamında tazmin edilebilir. Yine toplum hâlinde yaşamanın getirdiği risklerin -terör ya da sokak olayları gibi- gerçekleşmesi hâlinde ortaya çıkan zararların idarece tazminini ifade eden sosyal risk ilkesi de bir başka kusursuz sorumluluk hâli olarak gündeme gelebilir.

Tazminat sorumluluğu değerlendirilirken zararın gerçek ve belirlenebilir olması, idari faaliyet ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması ve zararın kapsamının doğru hesaplanması gerekir. Mücbir sebep, zarar görenin davranışı veya üçüncü kişinin fiili illiyet bağını kesebilir ya da idarenin sorumluluğunu azaltabilir. Bedensel zarar, destekten yoksun kalma, çalışma gücü kaybı, tedavi giderleri, kazanç kaybı, mal varlığı zararı ve manevi zararlar somut olayın özelliklerine göre ayrı ayrı incelenmelidir.

Uçar & Zanbak Hukuk ve Danışmanlık; zarara yol açan idari faaliyet ile uygulanacak sorumluluk ilkesini belirlemekte, zorunlu idari başvuruları hazırlamakta ve tam yargı davalarını delil, illiyet bağı, bilirkişi incelemesi ve tazminat hesabı boyutlarıyla birlikte yürütmektedir.

Hizmet Kapsamımız

Hukuka Aykırı İdari İşlemlerden Doğan Zararlar

Atama, göreve son verme, ruhsat, lisans, izin, denetim, yasaklama, kapatma ve benzeri idari işlemlerin uygulanması nedeniyle meydana gelen mali ve kişisel zararların tespiti; iptal davasıyla birlikte veya iptal kararından sonra tam yargı davası açılması.

Hizmet Kusuruna Dayalı Sorumluluk

Kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi; organizasyon eksikliği, personel veya araç yetersizliği, hatalı uygulama ve gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle doğan zararların değerlendirilmesi.

Kusursuz Sorumluluk ve Risk İlkesi

Tehlikeli kamu faaliyetleri, tesisler, araçlar, silahlar ve mesleki riskler nedeniyle ortaya çıkan zararlar ile idarenin kusuru kanıtlanmasa dahi risk ilkesi kapsamında ileri sürülebilecek tazminat talepleri.

Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik ve Sosyal Risk

Hukuka uygun bir idari faaliyet nedeniyle belirli kişi veya gruplara yüklenen özel ve olağan dışı zararlar ile toplumsal nitelikteki belirli risklerin gerçekleşmesinden doğan zararların ilgili sorumluluk ilkeleri ve özel kanunlar çerçevesinde incelenmesi.

Kamu Hizmetlerinin Yürütülmesinden Doğan Zararlar

Eğitim, ulaşım, sosyal hizmet, enerji, su, kanalizasyon, atık yönetimi ve diğer kamu hizmetlerinin kuruluşu, düzenlenmesi ve yürütülmesindeki eksikliklerden kaynaklanan zararlar.

Kolluk ve Güvenlik Faaliyetlerinden Doğan Zararlar

Kolluk müdahaleleri, zor ve silah kullanılması, toplantı ve gösterilere müdahale, koruma ve önleme yükümlülükleri, trafik ve güvenlik tedbirleri sırasında meydana gelen ölüm, yaralanma ve mal varlığı zararları.

Sağlık Hizmetleri ve Tıbbi Uygulamalardan Doğan Zararlar

Kamu hastaneleri ve kamuya bağlı sağlık kuruluşlarında teşhis, tedavi, ameliyat, takip, sevk, organizasyon ve aydınlatma süreçlerinde meydana gelen hizmet kusurlarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri.

Belediyeler, Altyapı ve Bayındırlık Hizmetleri

Yol, kaldırım, köprü, kanalizasyon, su, aydınlatma, park ve diğer belediye veya bayındırlık hizmetlerinin yapımı, bakımı ve işletilmesi sırasında meydana gelen bedensel ve mal varlığı zararları.

Denetim, Gözetim ve Hareketsizlikten Doğan Sorumluluk

İdarenin kanunen denetlemek, gözetmek, korumak veya önlem almakla yükümlü olduğu hâllerde hareketsiz kalması; gerekli müdahaleyi zamanında yapmaması ya da etkisiz tedbirler alması nedeniyle ortaya çıkan zararlar.

Kamu Görevlilerinin Görevlerinden Doğan Zararlar

Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken gerçekleştirdikleri işlem ve eylemlerden doğan zararlar; hizmet kusuru ile görevden ayrılabilen kişisel kusurun belirlenmesi, doğru davalı ve görevli yargı yerinin tespiti.

Mahkeme Kararlarının Uygulanmaması veya Geç Uygulanması

İptal ve yürütmenin durdurulması kararlarının gereğinin hiç yerine getirilmemesi, eksik veya gecikmeli uygulanması ya da aynı hukuka aykırılığı sürdüren yeni işlemler tesis edilmesi nedeniyle doğan maddi ve manevi zararlar.

Bedensel Zarar, Ölüm ve Destekten Yoksun Kalma

Yaralanma, engellilik, çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi ve bakım giderleri ile ölüm hâlinde destekten yoksun kalma zararlarının tespiti ve aktüeryal hesaplamaların incelenmesi.

Mal Varlığı Zararları ve Kazanç Kayıpları

Taşınır veya taşınmaz mallarda meydana gelen zarar, ticari faaliyetin durması, gelir ve kazanç kaybı, ek maliyetler ve idari faaliyet nedeniyle mal varlığında oluşan diğer eksilmelerin belgelendirilmesi.

Manevi Tazminat Talepleri

İdari işlem veya eylem nedeniyle kişinin bedensel ve ruhsal bütünlüğünde, şeref ve itibarında veya özel ve aile hayatında meydana gelen ihlaller için olayın ağırlığıyla uyumlu manevi tazminat taleplerinin hazırlanması.

İdari Başvuru ve Tam Yargı Davası

Zarara yol açan tasarrufun idari işlem veya idari eylem olarak nitelendirilmesi, zorunlu ön başvuruların süresinde yapılması, talep miktarının belirlenmesi ve tam yargı davasının ilk derece, istinaf ve temyiz aşamalarında yürütülmesi.

İlliyet Bağı, Bilirkişi ve Tazminat Hesabı

İdari faaliyet ile zarar arasındaki illiyet bağının kurulması; mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin davranışının etkisi; tıbbi, teknik ve mali bilirkişi raporları ile tazminat hesaplarına karşı itirazların hazırlanması.

Sık Sorulan Sorular

Tam yargı davası nedir?
Tam yargı davası, idari işlem veya eylem nedeniyle kişisel hakkı doğrudan ihlal edilen kişinin uğradığı zararın giderilmesini amaçlayan idari dava türüdür. En yaygın talep maddi ve manevi tazminat olmakla birlikte davanın amacı, ihlal edilen hakkın mümkün olduğu ölçüde eski hâline getirilmesidir.
İptal davası ile tam yargı davası arasındaki fark nedir?
İptal davası hukuka aykırı idari işlemin hukuk düzeninden kaldırılmasını, tam yargı davası ise işlem veya eylem nedeniyle ihlal edilen kişisel hakkın ve doğan zararın giderilmesini amaçlar. Bir işlemin iptal edilmesi, bu işlem nedeniyle oluşan bütün zararların kendiliğinden karşılanması sonucunu doğurmaz.
İptal ve tam yargı davaları birlikte açılabilir mi?
Evet. Hak ihlaline yol açan bir idari işleme karşı yalnız tam yargı davası açılabileceği gibi iptal ve tam yargı davaları birlikte de açılabilir. Önce iptal davası açılıp bu davanın karara bağlanmasından sonra, kanundaki süre içinde ayrıca tam yargı davası açılması da mümkündür.
Tam yargı davasından önce idareye başvurmak zorunlu mudur?
Zarar bir idari eylemden kaynaklanıyorsa dava açmadan önce ilgili idareye başvurarak hakkın yerine getirilmesini istemek zorunludur. Zarar bir idari işlemden doğmuşsa doğrudan tam yargı davası açılması, iptal ve tam yargı davalarının birlikte açılması veya önce iptal davası açılması mümkündür. Bu ayrım, süre ve usul bakımından belirleyicidir.
İdari eylemden doğan zarar için başvuru süresi nedir?
İdari eylemden zarar gören kişi, eylemi ve zararı öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her durumda eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmalıdır. Başvurunun reddedilmesi veya otuz gün içinde cevap verilmemesi üzerine dava açma süresi işlemeye başlar. Özel kanunlarda farklı süreler bulunabilir.
İdari işlemin iptal edilmesi tazminat alınması için yeterli midir?
Her zaman değildir. İdari işlemin hukuka aykırı bulunmasının yanında gerçek ve belirlenebilir bir zararın meydana gelmesi ve bu zarar ile işlem arasında illiyet bağı kurulması gerekir. Bununla birlikte iptal kararı, işlemin hukuka aykırılığını ortaya koyması bakımından tam yargı davasında önemli bir dayanak oluşturur.
Hizmet kusuru nedir?
Hizmet kusuru, kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya gereği gibi yürütülmemesidir. Gerekli önlemlerin alınmaması, denetim yapılmaması, organizasyon eksikliği, hatalı işlem ve gecikme hizmet kusuruna örnek oluşturabilir. Kusurun bulunup bulunmadığı ilgili hizmetin niteliği ve somut olayın koşullarına göre belirlenir.
İdare kusuru bulunmasa da tazminat ödemek zorunda kalabilir mi?
Evet. Tehlikeli faaliyet veya araçlardan doğan zararlar risk ilkesi; hukuka uygun kamu faaliyeti nedeniyle belirli kişilere yüklenen özel ve olağan dışı zararlar ise kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi kapsamında tazmin edilebilir. Aynı zamanda terör olayları gibi toplum hâlinde yaşamanın getirdiği risklerin gerçekleşmesiyle ortaya çıkan sosyal risk ilkesi kapsamında da zarar tazmini mümkündür. Kusursuz sorumluluk, olayın özelliklerine göre ve şartları oluştuğunda uygulanır.
Kamu görevlisinin verdiği zarar için doğrudan görevliye dava açılabilir mi?
Kamu görevlisinin yetkisini kullanırken ve görevi kapsamında verdiği zararlara ilişkin tazminat davası kural olarak ilgili idare aleyhine açılır; idarenin sorumlu görevliye rücu hakkı saklıdır. Fiilin görevden ayrılabilen salt kişisel kusur oluşturması hâlinde görevli yargı yeri ve sorumluluk rejimi ayrıca değerlendirilmelidir.
Kamu hastanesindeki tıbbi hata nedeniyle hangi yargı yoluna başvurulur?
Kamu tarafından yürütülen sağlık hizmetindeki teşhis, tedavi, ameliyat, takip veya organizasyon eksikliğinden doğan zararlar kural olarak idari sorumluluk kapsamında değerlendirilir. Dava öncesinde ilgili idareye süresinde başvurulması ve sağlık kuruluşunun hukuki statüsüne göre görevli yargı yerinin belirlenmesi gerekir.
Kolluk müdahalesinden doğan zararlar tazmin edilebilir mi?
Kolluğun müdahalesinin kanuni dayanağı, zorunluluğu ve kullanılan gücün ölçülü olup olmadığı incelenir. Güç kullanımının sınırının aşılması, gerekli önlemlerin alınmaması veya kolluk hizmetinin kötü yürütülmesi nedeniyle meydana gelen ölüm, yaralanma ve mal varlığı zararları için tam yargı davası açılabilir.
Tam yargı davasında hangi zararlar istenebilir?
Tedavi ve bakım giderleri, çalışma gücü ve kazanç kaybı, destekten yoksun kalma, eşya ve taşınmaz zararları, ticari kayıplar ve diğer gerçek mal varlığı eksilmeleri maddi tazminata konu olabilir. Kişinin yaşadığı elem, ızdırap ve kişilik değerlerindeki ihlaller için ayrıca manevi tazminat talep edilebilir.
Zarar gören kişinin davranışı idarenin sorumluluğunu etkiler mi?
Evet. Zarar görenin kusurlu davranışı zararın meydana gelmesine veya artmasına katkıda bulunmuşsa tazminat azaltılabilir. Bu davranış zarar ile idari faaliyet arasındaki illiyet bağını tamamen ortadan kaldırıyorsa idarenin sorumluluğu sona erebilir. Mücbir sebep ve üçüncü kişinin fiili de aynı yönden incelenir.
Mahkeme kararını uygulamayan idareden tazminat istenebilir mi?
Evet. Genel kural olarak idare, esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının gereğini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür. Kararın hiç uygulanmaması, eksik uygulanması veya uygulanmasının geciktirilmesi nedeniyle idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki değerlendirme için bizimle iletişime geçiniz.

İdarenin Sorumluluğu ve Tam Yargı Davaları alanında desteğe mi ihtiyacınız var?

Sorularınızı sormak veya hukuki süreçlerinizi başlatmak için bize yazın.