BİLGİ NOTLARI

Fon Soruşturmasındaki Gelişmeler SPK'nın Sorumluluğunu Nasıl Etkiler?

Uçar & Zanbak Hukuk ve Danışmanlık
Fon Soruşturmasındaki Gelişmeler SPK'nın Sorumluluğunu Nasıl Etkiler?

Adalet Bakanının 3 Kasım 2026 tarihli açıklaması ile Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) eski yöneticileri hakkındaki gözaltı ve tutuklama kararları, SPK'ya karşı açılabilecek tam yargı davalarında ne ifade ediyor? Kişisel kusur, Anayasa ve personel gözetimi yükümlülüğü çerçevesinde kısa bir değerlendirme.

Fon soruşturmasında son bir haftada Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) üst düzey denetim kadrolarına ilişkin önemli gelişmeler yaşandı. Bu gelişmeler kişilerin masumiyet karinesini ortadan kaldırmasa da SPK'ya karşı açılacak olası tam yargı davalarında hizmet kusuru iddiası bakımından önemlidir.

Ne oldu?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 3 Kasım 2026'da altı kişi hakkında gözaltı kararı verdi. Aralarında SPK'nın eski Kurul Başkan Vekili, eski bir Kurul üyesi, eski Ortaklıklar Finansmanı Dairesi Başkanı ve eski Piyasa Gözetim ve Denetim Dairesi Başkanı vardı. Listede BDDK'nın bir daire başkanı ile bir holding yöneticisi de yer aldı.

Aynı gün Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara'daki basın açıklamasında şöyle dedi: "Parayı kontrol eden mekanizmanın içindeki isimler rüşvet çarkını kurarak üzerlerindeki denetim mekanizmalarını etkisiz hale getirmişlerdir." Bakan ayrıca "üst düzey denetim mekanizmalarımıza sızan" bir şebekeden söz etti.

7 Kasım'da yansıyan haberlere göre Kurul eski Başkan Vekili, Piyasa Gözetim ve Denetim Dairesi eski Başkanı ve BDDK daire başkanı rüşvet suçundan tutuklandı. Holding yöneticisi örgüt üyeliği ve aklama suçlarından tutuklandı. Ortaklıklar Finansmanı Dairesi eski Başkanı adli kontrolle, Kurul eski üyesi ise ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Bu gelişmeler, SPK eski Başkanı hakkında Ekim ortasında görevi kötüye kullanma suçundan verilen soruşturma izninin ardından geldi. Başsavcılık izin talebinde, fonlara ilişkin denetim ve gözetim görevinin yerine getirilmediğine dair "açık ve yeterli emareler" bulunduğunu belirtmişti. 26 Ekim'de de SPK'nın eski bir daire başkanı tutuklanmıştı.

Neden önemli?

İdare hukukunda hizmetin hiç işlememesi veya geç ya da kötü işlemesi hizmet kusurudur. Bakanın açıklaması, iddia düzeyinde de olsa, denetim mekanizmalarının işlemediğini devletin kendi organı ağzından ortaya koyuyor. Denetimin etkisiz hâle gelmesi, hizmetin işlememesinin tipik bir görünümüdür.

Kararların SPK'nın piyasa gözetimi ve denetiminden sorumlu eski üst yöneticilerini kapsaması, iddianın doğrudan SPK'nın denetim faaliyetine ilişkin olduğunu gösteriyor. Bu nedenle söz konusu gelişmeler, hizmet kusuru iddiasını güçlendirebilecek emareler olarak değerlendirilebilir.

Rüşvet SPK'yı sorumluluktan kurtarır mı?

Kusur görevle bağlantılıysa hayır. Rüşvet, görevlinin kişisel kusuru ve suçudur. Ancak rüşvet denetim yetkisinin kullanılmaması karşılığında alınmışsa kusur görevden koparılamaz. Görev, kusurun hem aracı hem konusudur.

Anayasa'ya göre kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücû edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabilir (m. 129/5). Sermaye Piyasası Kanunu (m. 133/4) da aynı yöndedir: Kurulun görevlerine ilişkin karar, eylem ve işlemleri sebebiyle Başkan, üyeler veya personel aleyhine açılan tazminat davaları, görevden ayrıldıktan sonra açılsa bile Kurul aleyhine açılmış sayılır.

Zarar görenlerin muhatabı bu nedenle görevliler değil, SPK'dır. Kurul ödediği tazminatı, kusurlu oldukları kesinleşmiş mahkeme kararıyla belirlenen kişilerden talep edebilir. Fransız Danıştayının Anguet (1911) ve Lemonnier (1918) kararlarıyla şekillenen kusurların ve sorumlulukların birleşmesi anlayışı da aynı sonuca götürür.

"Sızma" iddiası ne anlama gelir?

İdare, hizmeti yürütecek personeli doğru seçmek, eğitmek, denetlemek ve gözetmekle yükümlüdür. Üst düzey denetim kadrolarına sızıldığı iddiası, SPK'nın iç denetim ve gözetim mekanizmalarının işleyip işlemediği sorusunu doğurur. Bu yükümlülüğün aksaması, başlı başına hizmetin kuruluşunda ve işleyişinde kusurdur.

Dikkat edilmesi gerekenler

  • Gözaltı ve tutuklama kararları ile bakanlık açıklamaları adı geçen kamu görevlileri bakımından elbette mahkûmiyet kararı anlamına gelmez. Masumiyet karinesi saklıdır (Anayasa m. 38/4).

  • Hizmet kusurunun varlığı için kusurlu görevlinin belirlenmesi ya da cezalandırılması gerekmez.

  • Soruşturma kapsamındaki raporlar ve belgeler, resen araştırma ilkesi gereği (İYUK m. 20) tam yargı davasında mahkemece getirtilebilir.

  • Her yatırım bakımından zarar ve bu zarar ile denetim eksikliği arasındaki illiyet bağı ayrıca ortaya konulmalıdır. 7596 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemeler ve geri kazanımlar zararın hesabında dikkate alınır.

  • Bu not SPK'yı esas alır. BDDK ve diğer özel hukuk kişileri yönünden değerlendirme, ayrıca yapılmalıdır.

Tasfiye kararlarına ve denetim eksikliğine karşı başvurulabilecek yollar ile süreler için: Yatırım Fonlarının Tasfiyesi: Sermaye Piyasası Kurulu Zarardan Sorumlu Tutulabilir mi?

Bu bilgi notu genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlığınız için avukatınıza danışmanızı öneririz.

Bu bilgi notu genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlığınız için avukatınıza danışmanızı öneririz.