Dilekçenin teslim alınması, içindeki talebin kabul edilmesi anlamına gelmez. Hukuki bir neden olmadan dilekçenin alınmaması ise cezai sorumluluk doğurabilir. Dilekçe hakkını ve kamu görevlisinin yükümlülüklerini Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz.
“Bu dilekçeyi alamayız.” “Müdür kabul etmememizi söyledi.” “Nasıl olsa talebiniz reddedilir.”
Bir kamu kurumuna başvururken karşılaşılabilen bu ifadeler, dilekçenin geri çevrilmesi için tek başına hukuki gerekçe oluşturmaz. Dilekçe verme anayasal bir haktır. Bu hakkın hukuka aykırı biçimde engellenmesi, kamu görevlisinin cezai sorumluluğunu da gündeme getirebilir.
Dilekçenin teslim alınmaması ile içindeki talebin reddedilmesi ya da dilekçeye cevap verilmemesi farklı durumlardır. Hukuki değerlendirmede bu ayrıma dikkat edilmesi gerekir.
Dilekçenin alınması, talebin kabul edilmesi anlamına gelmez
Anayasa'nın 74'üncü maddesi, dilek ve şikâyetlerin yetkili makamlara yazılı olarak iletilmesini güvence altına alır: "Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye'de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir."
Bir ruhsat başvurusunun kayda alınması, ruhsatın mutlaka verileceği anlamına gelmez. Bir kamu görevlisi hakkındaki şikâyetin teslim alınması da şikâyet edilen kişinin kusurlu veya suçlu kabul edilmesi demek değildir.
İdare, başvuruyu değerlendirip hukuki gerekçelerle reddedebilir. Fakat talebin sonuçsuz kalacağı düşüncesi, başvurunun kuruma ulaşmasını keyfî biçimde engellemenin gerekçesi olamaz.
Dilekçeyi kabul etmemek ne zaman suç oluşturur?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 121'inci maddesi, belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamına verilen dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesini "dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi" suçu olarak düzenler. Bu suç için kanunda altı aya kadar hapis cezası öngörülmüştür.
Bu nedenle dilekçenin teslim alınmasını veya kayda geçirilmesini hukuka aykırı biçimde engellemek, yalnızca bir hizmet kusuru olarak görülemez. Bununla birlikte her başvuru sorunu kendiliğinden suç oluşturmaz. Başvurunun konusu, sunulduğu makam, ileri sürülen hukuki neden ve görevlinin davranışı somut olayda birlikte değerlendirilir.
Yargıtay: Ruhsat dilekçesinin alınmaması ve kaydedilmemesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 26.05.2015 tarihli, E. 2013/7283, K. 2015/11885 sayılı kararında, belediyeye avukat aracılığıyla sunulan akaryakıt istasyonu işletme ruhsatı başvurusu ele alınmıştır. Belediye başkanının talimatıyla dilekçe ve ekleri kabul edilmemiş, kayda alınmamıştır.
TCK'nın görevi kötüye kullanma suçunu düzenleyen 257'nci maddesinin genel ve tamamlayıcı niteliğine dikkat çeken Yargıtay, dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi eyleminin 121'inci maddesinde ayrı bir suç olarak düzenlendiğini vurgulayarak beraat hükümlerini bozmuştur.
Karar, dilekçenin alınmaması ve kaydedilmemesi gibi davranışlar değerlendirilirken, dilekçe hakkını özel olarak koruyan suç düzenlemesinin, yani "Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi" suçunun gözetilmesi gerektiğini göstermektedir.
Dilekçeyi teslim almak tek başına yeterli mi?
Başvurunun fiziksel olarak teslim alınması, dilekçe hakkının kullanılmasının sağlandığını söylemek için tek başına yeterli değildir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 15.10.2019 tarihli, E. 2018/9242, K. 2019/9702 sayılı kararında, kaymakamlığa sunulan bir şikâyet dilekçesinin adli soruşturmanın sonucunun bekleneceği gerekçesiyle işleme konulmaması değerlendirilmiştir.
Daire; şikâyet edilen kamu görevlisi hakkında disiplin soruşturması yapılıp yapılmadığının, yapılmamışsa zaman aşımı durumunun araştırılmasını istemiştir. Bu araştırmanın sonucuna göre TCK'nın 121'inci maddesindeki suçun oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiğini belirterek beraat kararını eksik araştırma ve yetersiz gerekçe nedeniyle bozmuştur.
“Amirim dilekçeyi almamamı söyledi” denilebilir mi?
Amir emri, kamu görevlisinin cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Anayasa'nın 137'nci maddesine göre konusu suç oluşturan emir yerine getirilemez; emri uygulayan kişi de sırf kendisine talimat verildiği gerekçesiyle sorumluluktan kurtulamaz. Dolayısıyla dilekçenin kabulünü engelleyen talimatın suç oluşturduğu bir durumda, "Amirim böyle istedi" açıklaması tek başına koruma sağlamaz.
2015 tarihli kararda hem talimat veren belediye başkanının hem de dilekçeyi kabul etmeyen memurun davranışlarının değerlendirilmesi, bu açıdan da dikkat çekicidir.
Eksik veya yanlış makama verilmiş dilekçeye ne olur?
3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun, dilekçede ad ve soyad, imza ile iş veya ikametgâh adresinin bulunmasını arar. Belirli bir konu içermeyen, yargı mercilerinin görev alanına giren veya bu zorunlu unsurları taşımayan dilekçelerin incelenemeyeceğini düzenler.
Bunlar dilekçenin incelenmesine ilişkin kanuni sınırlardır. Dilekçenin teslim alınmamasını gerektirmez. Özel başvuru usulleri ve şekil eksiklikleri ise kendi hukuki çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Dilekçe konusuyla ilgili olmayan bir idari makama verilmişse kural olarak idare tarafından yetkili idari makama gönderilmeli ve başvuru sahibine bilgi verilmelidir. Bu nedenle "Bizim görevimiz değil" denilerek başvurunun yok sayılması da doğru bir uygulama değildir.
Dilekçeye ne kadar sürede cevap verilmelidir?
3071 sayılı Kanun kapsamındaki başvurularda, başvurunun sonucu veya devam eden işlemin hangi aşamada olduğu hakkında en geç otuz gün içinde gerekçeli cevap verilmelidir. İşlem devam ediyorsa sonuç ayrıca bildirilir. Bu süre, her talebin otuz gün içinde olumlu veya kesin olarak sonuçlandırılacağı anlamına gelmez.
Dilekçenin alınmaması ile alınmış bir dilekçenin cevapsız bırakılması aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir. Cevap vermemenin veya gecikmenin idari, disiplin ve ceza hukuku bakımından sonuçları, olayın özelliklerine ve ilgili düzenlemelerin koşullarına göre belirlenir.
Dilekçesi kabul edilmeyen kişi ne yapabilir?
Başvurunun ve karşılaşılan engelin belgelenmesi önemlidir:
Dilekçenin ve eklerinin bir kopyasını saklayın. Teslim sırasında tarih, kayıt numarası ve konuyu gösteren alındı belgesini isteyin.
Kabul edilmeme gerekçesinin yazılı bildirilmesini talep edin. Olayın tarihini, yerini, ilgili birimi ve varsa tanıkları not edin.
Başvuru türünün izin verdiği posta veya resmî elektronik kanalları değerlendirin; gönderim ve teslim kayıtlarını koruyun.
Engelleme hakkında ilgili idari makama şikâyette bulunabilirsiniz. Suç işlendiği iddiası varsa olay ve deliller Cumhuriyet başsavcılığına da bildirilebilir.
Dilekçenin kabul edilmemesi hakkında yapılan şikâyet, asıl talebiniz için öngörülen özel başvuru yolunun yerini kendiliğinden almaz. Özellikle süreye bağlı işlemlerde, başvuru ve dava sürelerinin ayrıca takip edilmesi gerekir.
Bu bilgi notu genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayda uygulanacak usul ve hukuki sorumluluk ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu bilgi notu genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlığınız için avukatınıza danışmanızı öneririz.