Kamu görevlilerinin görev dışında yaptığı sosyal medya paylaşımları disiplin cezasına konu olabilir. Ancak paylaşımın bir disiplin hükmüyle ilişkilendirilmesi tek başına yeterli değildir. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları; paylaşımın içeriğinin, bağlamının, hedef kitlesinin, kamu göreviyle ilişkisinin ve uygulanan yaptırımın ağırlığının somut olarak değerlendirilmesini gerektirmektedir.
Disiplin hükümleri ve ifade özgürlüğü
Kamu görevlileri de ifade özgürlüğünden yararlanır. Bununla birlikte yürüttükleri görevin niteliği, tarafsızlık yükümlülükleri ve kamu hizmetine duyulan güvenin korunması, açıklamalarının değerlendirilmesinde dikkate alınabilir. Bu nedenle görev dışında yapılan bir sosyal medya paylaşımı da belirli koşullarda disiplin cezasına konu olabilir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125'inci maddesinde yer alan "devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak" fiili uyarma cezasını, "hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" fiili kınama cezasını, "hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" fiili aylıktan kesme cezasını ve "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçları olarak düzenlenmiştir. Lafız itibariyle geniş bir alanı kapsayan ifadeler sübjektif tartışmalara açık görünmektedir. Üstelik bu fiiller ağırlık bakımından birbirinden çok farklı disiplin cezalarını sebebiyet vermeye elverişlidir. Uygulamada sosyal medya paylaşımlarının ise çoğunlukla "devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak" (uyarma) ve "hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" (kınama) fiilleri üzerinden değerlendirildiği söylenebilir.
Bu hükümlerin uygulanmasında, paylaşımın neden disiplin yaptırımını gerektirdiğinin somut olayın özellikleriyle açıklanması gerekir. Disiplin hükmünün lafzını tekrarlamak, ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin gerekli ve ölçülü olduğunu göstermeye yeterli değildir.
Anayasa Mahkemesinin aradığı somut gerekçe
Anayasa Mahkemesi, Lale Çalıkoğlu başvurusunda (Başvuru No: 2018/36354, 18 Ekim 2022), kamu görevlerine yapılan atamaları eleştiren sosyal medya paylaşımı nedeniyle bir mühendise verilen uyarma cezasını incelemiştir.
Mahkeme, idare ile bölge idare mahkemesinin, paylaşımın "devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranış" oluşturduğunu ve eylemin sübuta erdiğini soyut olarak belirtmekle yetindiğini tespit etmiştir. İfade özgürlüğüne yapılan müdahaleyi haklı gösterecek değerlendirmeler yapılmadığından ihlal sonucuna ulaşılmıştır.
Kararda, kamu görevlisinin konumu ve yürüttüğü görev ile açıklamanın içeriği ve dile getirildiği koşulların birlikte ele alınması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca paylaşımın kamu hizmetinin yürütülmesini nasıl etkilediğinin veya cezayı gerekli kılan olumsuz sonuçların ortaya çıkmasının kuvvetle muhtemel olduğunun gösterilmesi aranmaktadır. Dolayısıyla her durumda gerçekleşmiş bir zarar aranmasa da soyut ihtimallerle yetinilemez.
Her disiplin cezası ifade özgürlüğünü ihlal etmez
Anayasa Mahkemesinin Yalçın Bektaş kararında (Başvuru No: 2019/26843, 14 Aralık 2023) farklı bir sonuca ulaşılmıştır. Başvurucu sağlık memuru, iktidar partisine mensup çok sayıda kişinin ByLock kullandığını ileri süren, başkasına ait bir listeyi sosyal medya hesabında paylaşması nedeniyle kınama cezası almıştır.
Mahkeme, isnatların olgusal temelinin gösterilememesini ve paylaşımın yapıldığı dönemde toplumsal gerilimi artırma ihtimalini değerlendirmiştir. Uygulanan kınama cezasının görece hafifliğini de dikkate alarak ifade özgürlüğünün ihlal edilmediğine oy çokluğuyla karar vermiştir. Başvurucunun paylaşımı sonradan silmiş olması bu sonucu değiştirmemiştir.
Bu karar, paylaşımın içeriği ve bağlamı ile yaptırımın ağırlığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Paylaşımın başkasına ait olması veya sonradan kaldırılması, disiplin sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin P./Polonya kararı
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, P./Polonya kararında (Başvuru No: 56310/15, 13 Şubat 2025; kesinleşme: 30 Haziran 2025), bir ortaöğretim öğretmeninin kişisel blog faaliyeti nedeniyle çalıştığı okuldaki görevinden çıkarılmasını ifade özgürlüğü yönünden incelemiştir.
İşten çıkarma iki gerekçeye dayanmıştır: okul gezilerine izinsiz üçüncü kişi katılması ve öğretmenlik mesleğiyle bağdaşmadığı değerlendirilen blog içerikleri. AİHM’in Sözleşme’nin 10'uncu maddesi kapsamında (ifade özgürlüğü) yaptığı inceleme, blog faaliyetine ilişkin gerekçeyle sınırlıdır.
Başvurucunun blogu, yetişkinlere yönelik bir internet sitesinde yayımlanmakta; kişisel yaşamına ilişkin anlatımların yanında kısmen cinsel içerikler ve okul yaşamına ilişkin bazı kaba ifadeler içermektedir. Siteye erişimde yetişkin olunduğunun beyan edilmesi istenmekle birlikte bazı öğrencilerin de bloga ulaştığı anlaşılmaktadır.
AİHM, öğretmenliğin toplumsal güvene dayanan bir meslek olduğunu ve öğretmenlerin özel görev ve sorumluluklarının belirli ölçüde okul dışındaki faaliyetlerine de uzandığını kabul etmiştir. Ancak ulusal makamların, içerikleri olumsuz biçimde nitelendirmenin ötesine geçerek göreve son vermeyi haklı gösterecek ilgili ve yeterli gerekçeler ortaya koyamadığı sonucuna ulaşmıştır.
Mahkemenin değerlendirmesinde özellikle şu hususlar etkili olmuştur:
Blogun okulla kurumsal bağlantısının bulunmaması ve başvurucunun içerikleri öğrencilerine doğrudan iletmemesi.
Blog faaliyetinin öğrenciler üzerinde olumsuz bir etkisinin bulunduğunun gösterilememesi.
Başvurucunun, okul müdürünün uyarısı üzerine blogu aynı gün kaldırması.
İlk soruşturmacının daha hafif bir yaptırım istemesine rağmen görevden çıkarma cezası verilmesi ve başvurucunun daha önce disiplin cezasının bulunmamasının nihai değerlendirmede dikkate alınmaması.
AİHM, somut olayda müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık gelmediğine ve ölçüsüz olduğuna karar vererek üçe karşı dört oyla ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetmiştir.
Başka bir kurumda çalışabilmenin değerlendirmedeki yeri
Kişinin mesleğini başka bir kurumda (örneğin bir özel okulda) sürdürebilmesi, disiplin cezasının sonuçları değerlendirilirken dikkate alınabilecek unsurlardan biridir. Bununla birlikte bu imkânın bulunması, ifade özgürlüğüne yapılan müdahaleyi kendiliğinden ölçülü hâle getirmez.
P./Polonya kararına konu olayda görevden çıkarılan başvurucunun başka okullarda öğretmenlik yapmasının önünde hukuki bir engel bulunmamaktadır. Buna rağmen AİHM, olayın diğer koşulları ve ulusal makamların gerekçelerindeki eksiklikler nedeniyle görevden çıkarma yaptırımını ifade özgürlüğü yönünden orantısız bulmuştur. Dolayısıyla başka bir yerde çalışma imkânı, paylaşımın içeriği ve uygulanan yaptırım hakkında yapılması gereken değerlendirmenin yerini tutmaz.
Uygulamada dikkate alınması gereken hususlar
Sosyal medya paylaşımına dayanan bir disiplin işleminde, somut olayın özelliklerine göre özellikle şu hususlar önem taşır:
İçerik ve bağlam: Kullanılan ifadeler, açıklamanın amacı ve dile getirildiği koşullar; olgusal isnatlar söz konusuysa bunların dayanakları.
Görevin niteliği: İlgilinin konumu, yetkileri ve yürüttüğü hizmetin gerektirdiği sorumluluklar.
Mecra ve hedef kitle: Paylaşımın erişilebilirliği, yayılımı, kimlere yöneldiği ve görev yapılan kurumla bağlantısı.
Hizmete etkisi: Paylaşımın kamu hizmetinin yürütülmesine veya kamu görevlisine duyulan güvene etkisi; henüz gerçekleşmemiş sonuçlara dayanılıyorsa bunların doğma ihtimalini destekleyen somut gerekçeler.
Yaptırımın ağırlığı: Fiil ile ceza arasındaki orantı, daha hafif yaptırımların yeterliliği ve olayla ilgili olduğu ölçüde önceki disiplin kaydı, paylaşımın kaldırılması ve ilgilinin sonraki tutumu.
Bu unsurlar her olayda aynı ağırlığı taşımaz. Önemli olan, somut olay bakımından belirleyici hususların idari ve yargısal kararlarda ilgili ve yeterli gerekçelerle değerlendirilmesidir. Böyle bir değerlendirmenin yapılmaması, disiplin işleminin hukuka uygunluğu ve ifade özgürlüğünün korunması bakımından sorun doğurabilir.
Bu bilgi notu genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlığınız için avukatınıza danışmanızı öneririz.