İşe iade davalarında altı aylık kıdem koşulu değerlendirilirken fesih bildiriminin düzenlenme ve tebliğ tarihleri ile sağlık raporunun etkisi önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesinin Gülşah Kale kararı, bu konulardaki esaslı iddiaların ve ilgili Yargıtay içtihatlarının gerekçede karşılanması gerektiğini ortaya koymaktadır.
İşe iade davalarında altı aylık kıdem koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği, fesih bildiriminin düzenlendiği tarih ile işçiye ulaştığı tarihin farklı olması hâlinde uyuşmazlığa dönüşebilir. İşçinin bu dönemde raporlu olması ve fesih yetkisinin dürüstlük kuralına aykırı kullanıldığı iddiası da değerlendirmeyi etkileyebilir.
Anayasa Mahkemesinin 8 Nisan 2026 tarihli Gülşah Kale kararı (Başvuru No: 2022/90210), bu hususların ileri sürüldüğü bir işe iade davasında mahkemelerin gerekçe yükümlülüğünü ele almaktadır.
Altı aylık kıdem koşuluna ilişkin düzenleme
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18'inci maddesine göre, otuz veya daha fazla işçi çalıştırılan iş yerlerinde en az altı aylık kıdemi bulunan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Bu sebep, işçinin yeterliliği veya davranışlarından ya da işletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanabilir. Yer altı işlerinde çalışan işçilerde ise kıdem şartı aranmaz.
İşçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya farklı işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesaplanır. Kıdem hesabında Kanun'un 66'ncı maddesinde belirtilen, çalışma süresinden sayılan hâller de dikkate alınır. Altı aylık kıdem, iş güvencesinden yararlanmanın koşullarından biri olup diğer koşullarla birlikte değerlendirilmelidir.
Anayasa'nın 36'ncı maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ise gerekçeli karar hakkını da kapsamaktadır. Mahkemeler, uyuşmazlığın sonucunu etkileyebilecek nitelikteki esaslı iddia ve itirazları yeterli bir gerekçeyle karşılamalıdır.
AYM Kararına Konu Olay: Altı Aylık Kıdem Koşulunun Tamamlanmasına İki Gün Kala Fesih
Başvurucu, 15 Mart 2021 tarihinde bir bankada yatırım uzmanı olarak çalışmaya başlamıştır. İşveren, performans düşüklüğünü gerekçe göstererek 13 Eylül 2021 tarihli fesih bildirimini düzenlemiştir. Başvurucu, 5–18 Eylül 2021 tarihleri arasında raporlu olup fesih bildirimi kendisine 18 Eylül 2021 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Başvurucu, bildirimin tebliğ edildiği tarihte altı aylık kıdem koşulunu sağladığını ileri sürmüştür. Ayrıca fesih tarihi olarak 13 Eylül 2021 esas alınsa bile iş sözleşmesinin altı aylık sürenin tamamlanmasına iki gün kala sona erdirilmesinin, iş güvencesinden yararlanmasını engellemeye yönelik ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirtmiştir.
İstanbul 11. İş Mahkemesi, sağlık raporunu, bildirimin tebliğ tarihini ve somut olayın diğer koşullarını değerlendirerek başvurucunun iş güvencesi hükümlerinden yararlanması gerektiğini kabul etmiştir. Mahkeme, feshin geçersizliğine ve başvurucunun işe iadesine karar vermiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi ise altı aylık kıdem koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararını kaldırmış ve davayı kesin olarak reddetmiştir.
İlgili Yargıtay kararları ne söylüyor?
Anayasa Mahkemesi kararında aktarılan Yargıtay içtihatları, fesih bildiriminin işçiye ulaşması ve sağlık raporunun feshe etkisi bakımından önem taşımaktadır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 17 Aralık 2015 tarihli, E. 2015/33800, K. 2015/35824 sayılı kararında, fesih tarihinde raporlu olan işçinin durumu değerlendirilmiştir. Daire, somut olayda feshin rapor bitiminde sonuç doğuracağını ve bu tarihte altı aylık kıdem koşulunun gerçekleştiğini kabul ederek işçinin iş güvencesinden yararlanabileceği sonucuna ulaşmıştır.
Aynı Dairenin 11 Mayıs 2016 tarihli, E. 2015/31179, K. 2016/11764 sayılı kararında ise fesih ihtarnamesinin düzenlendiği tarih ile işçiye tebliğ edildiği tarih arasındaki fark değerlendirilmiştir. Bildirimin tebliğ edildiği tarihte altı aylık kıdemin tamamlanması ve devamsızlığın sağlık mazeretine dayanması, kararın sonucunda etkili olmuştur.
Bu kararlar, bildirimin düzenlenme tarihinin yanında işçiye ulaşma tarihinin ve sağlık raporuna ilişkin olguların da incelenmesi gerektiğini göstermektedir.
Anayasa Mahkemesi hangi nedenle ihlal kararı verdi?
Anayasa Mahkemesi, incelemesini başvurucunun davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki iddialarının gerekçede karşılanıp karşılanmadığı üzerinde yoğunlaştırmıştır.
İlk derece mahkemesi, sağlık raporu ve fesih bildiriminin başvurucuya ulaştığı tarih üzerinden altı aylık kıdem koşulunun gerçekleştiğini kabul etmiştir. Buna karşılık Bölge Adliye Mahkemesi, bu değerlendirmeden neden ayrıldığını ilgili ve yeterli bir gerekçeyle açıklamamıştır.
Anayasa Mahkemesi ayrıca istinaf kararının gerekçesindeki tutarsızlığa dikkat çekmiştir. Kararda bir yandan altı aylık koşulun nispi emredici niteliği ve dürüstlük kuralına aykırı feshin geçersiz sayılabileceği belirtilirken diğer yandan işverenin kötü niyetinin sonucu değiştirmeyeceği kabul edilmiştir.
Fesih bildiriminin tebliğ edildiği tarihte kıdem koşulunun gerçekleştiğine ilişkin iddia ile sağlık raporunun feshin sonuç doğuracağı tarihe etkisini ele alan Yargıtay içtihatları da yeterli biçimde değerlendirilmemiştir.
Bu nedenlerle Anayasa'nın 36'ncı maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.
Kararın sonucu ve uygulamaya etkisi
İhlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiştir. Kararın bir örneği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesine iletilmek üzere İstanbul 11. İş Mahkemesine gönderilmiştir.
Karar, altı aylık kıdem koşulunu kaldırmamakta veya bu koşulun her durumda tebliğ tarihine göre gerçekleşmiş sayılacağı yönünde yeni bir kural getirmemektedir. İhlal kararı, işe iade davasının mutlaka kabul edilmesi gerektiği anlamına da gelmemektedir.
Kararın uygulama bakımından önemi; fesih bildiriminin düzenlenme ve tebliğ tarihleri, rapor dönemi, dürüstlük kuralına ilişkin iddialar ve ilgili içtihatların somut olayla bağlantılı olarak değerlendirilmesi gereğidir. Özellikle istinaf incelemesinde ilk derece mahkemesinden farklı bir sonuca ulaşılırken, uyuşmazlığın sonucunu etkileyen bu hususların neden kabul edilmediği açıklanmalıdır.
Karar: Anayasa Mahkemesi, Gülşah Kale, Başvuru No: 2022/90210, 08.04.2026. Resmî Gazete: 29.09.2026, Sayı: 33385.
Bu bilgi notu genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlığınız için avukatınıza danışmanızı öneririz.